BİR GÜN ANLARSIN.....

BİR GÜN ANLARSIN.....

ZAMANI ZAMANA ETME ŞİKAYET....KAÇMAK KURTULUŞTUR DİYORSAN ŞAYET...BERABER KAÇALIM TUT ELLERİMDEN...

şu koca şehirde...

15/5/2008

 

 

Şehrin gece denilen vakti
Yollar bomboş
En az yüreğim kadar.
Yağmur yeter ağlama artık,
Göz yaşım ıslatıyor kaldırımları zaten.
Biraz isyankar, biraz hüzünlü
Yazıyorum kağıda.
“Böyle ayrılık olur mu” diye
Islana ıslana.

Bir kente ne kadar sitem edilirse,
O kadar sitem karım.
Sırf yalnızım diye,
Şu koca şehirde…..

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

“Göz yaşlarım yokluğunu hecelerken"

15/5/2008

“Göz yaşlarım yokluğunu hecelerken,
Kalemim kekeme düşlerimin suskunluğunda kırılır.
Ahdım var sevgili ardına kadar sussa da düşlerim,
Varlığını yaşamadan ölmeyeceğim.”

Nefes almanın zor olduğu bir geceydi. Sırtımı dayadım soğuk duvarlara, yüzümü denize döndüm. Başımı eğmedim rüzgara bu kez, yüzünü özledim yar. Bitmeyecek bir eylülün son günü ve ben karanlıkta unutulmuş gibi duruyorum. Gece indi gözlerime, oramda buramda her yanımda zincir. İçimi döktüm zifir karanlıklara. Yağmur; saçlarımda oynayan, düşlerimde büyüyen bir kız çocuğuydu. Süzülüyordu hasretin sırılsıklam saçlarımdan. Her damlanın ilmiğinde ruhuma işledim adını. Saldım üzerine tüm sözcüklerimi, hepsi sana dokundu yar.

Bir rüzgar aldı götürdü güneşimi, böylesine tutkunken beyaz boğuldu gecede. Yüzümü aldım avuçlarımın arasına, bana yine karanlık yar.

Aynalara baktım özledim gülüşlerimi. Beni güzelleştiren onlardı sanki. Mum ışığında bir tütsü kokusu kaplarken evimi gölgen belirdi perdelerin ardında. Açtım penceremi geceye, perdemi kaldıran rüzgarımsın yar. Ey hayat, ey sevda… Tut elimi bana güç ver. Sokağımı kaplayan yalnızlık askerlerini dağıtalım, gel. Karlar, tütmeyen bacaları yakmadan bu karayazıyı kaldır üzerimden. Güle giden yollar hep dikenlidir yar acımasın yüreğin, yetişelim sevdaya.

Yorgun gözbebeklerine hüzün düşürme sakın, suskunluğumla ben yerleşeceğim sevdalı gözlerine. Yüreğimde yaktığın ateşleri söndürme mevsimsiz bir yağmurla. Yanlış dokunuşlarla sızlatma yaralarımı. Adımı koyma boş ver her neysem sende sev beni içinden. Kayıp suretleri çerçevele as duvarına, gülüşümü koy bir kenara. Tut elimi çok sevdim seni, çocukluğuna götür beni yar birlikte büyüyelim.

Hiçbir nehir denize kavuşturamasa da bizi, geçir parmaklarını ellerime hadi. Yüzünü dön ufka, saçlarım savrulurken rüzgarda, bir martı usulca gelmeli yanımıza. Sessiz bir düşle bakmalıyız masumluğuna.

Şehrine fırlattığım bakışlarımla dalgalansın düşlerinin hiç olmayan denizi. Elin kayıp gitsin ay’ın hilalinden. Serdiğim yıldızları çal gecelerden, kim bilir belki ellerimiz değer. Her yıldız yüreğimin kaçak özlemidir sevgili, yokluğumda sevdanı besle bulutsuz gecelerde.

Melekleri kıskandıracak kadar naif ve bir o kadar görünmez kanatlarım vardır benim. Buz gibi soğuk bir uçurum kenarında tek başıma ölüme hazırlanırım masumca. İki dudağının arasındadır ölüm sebebim. Sarfetme ne olur. Düşlerim batık bir gemi iken itme beni uçurumlara.

Adını ezbere aldığım yar; yokluğunu heceledim göz yaşlarıma, varlığının yangınlarını hiç bilmedim ki. Her sabah yüzümü yıkadım sahipsiz karanlıklarla, her sabah yüreğimi yokladım sevgili neredeydin ?

Hüzün taşıyan gemilerim batmak üzere, sevdalı müjdelerinle hafiflet yüklerimi. Kurtar beni. Bilirsin tek rengim var benim. Gece gözlerimin siyahındaki ışıklı cennetimle yetinmeyi bilir misin ? Söyle hadi, gülüşlerimizle ıslandığımız nice yağmur dansının ardından gökkuşağını hediye eder misin yar ?

Gül tenimdeki yaraları görünce acıma ne olur. Hayat hep vurdu bana, hem teni yaraladı hem gülü soldurdu hüzünlerim. Hiçbir şey istemem sen de acıma ne olur. Avuçlarının şifalı sularını getir bana, dudaklarımı dayayıp yudumlamalıyım. Tüm yaralarım kapandığında avuç içlerine uzanıp ölmeyi dileyecek kadar sende olmalıyım. Ve sen sevgili yokluğumu avuç içlerine gömecek kadar çok sevmelisin beni.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

bir kurşuna bakardı içimdeki küçük çocuk

15/5/2008

bir kurşuna bakardı içimdeki küçük çocuk,
sıkıp boğazlasam bütün umutlarımı yok ederdim bir anda
ama geceye hapsolmuş bakışlarımla
seni hayal etmekten başka çarem yoktu
geri dönülmez adımlar atmıştı kör bahtım
kaderim seni bana yazmıştı,
geceyi sana yazmıştı,
hepsi zamanın bir oyunuydu bize,
tütün kokan odamda tek varlığın resmimdi,
ve hayalin her gece rüyamda benimleydi,
ben konuşmak isterdim bir sizofren sanrısıyla,
söylemek isterdim içimin derinliklerinden geçenleri,
bütün susmalarımın tek sebebini, seni sana söylemek isterdim,
sonra yüzün belirirdi odamın karanlığında,
elimi uzatıp tutmak isterdim seni,
bir dalga gibi saçılırdı yüzün dört duvara,
yok etmek için içimde kalan sensizliği,
uykulara sevdalı yaşar oldu gözlerim,
ne öğünü belliydi yediğimin, ne de içtiğim suyun hesabı,
açlıktan ölmekte bedenim, ruhumsa seninle doymakta,
ne zaman uyansam lanet ettim gidiyorsun diye,
aklımın içinde bitiyorsun diye.
bir tek hayallerimdi aşkıma yüz bulduğum,
sarılıp seninle, sahillerde, bahçelerde,
onlarda bitiyor umutları gibi insanın,
su gibi akıyor ayıklıkta yüzün,
senin bende çoğalmandı, benim tende yokoluşum.
ve suskunluğumu sözlerime saklayıp,
içimden konuştum senli cümleleri hep,
şimdi seni sana haykırmama gerek yok,
ebedi suskunluğun huzur veren mekanına merhaba,
sanada bütün sözlerimin ağırlığıyla kocaman bir elveda..

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı